En son Ekim 2019’da yayınlanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında yer alan Karşılıklı Anlaşma Usulüne İlişkin Yenilenen rehber 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılan başvurular için geçerli olmak üzere 4 Aralık 2024’te yayınlanmıştır.
Bilindiği üzere, Karşılıklı Anlaşma Usulü (KAU), genellikle Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının (ÇVÖA) 25’inci maddesinde yer alan, mükelleflerin oluşan çifte vergilendirme sorunlarını ulusal çözüm yollarına bağlı kalmaksızın, mukim oldukları veya vatandaşı oldukları ya da ilgili diğer devletin yetkili makamlarına iletme imkanı veren bir vergi uyuşmazlığı çözüm müessesesidir.
Türkiye’nin akdettiği ÇVÖA’nın tamamında KAU’ne ilişkin hükümlere yer verilmiştir. KAU yönteminin daha etkin ve etkili bir şekilde işleyebilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun (VUK) “Karşılıklı Anlaşma Usulü” başlıklı dördüncü bölümünde de düzenlemeler yapılmıştır.
İlgili rehberde ele alınan önemli başlıklar ve 2019’daki rehber ile farklılıkları aşağıdaki gibidir. 2019’daki rehberde de benzer başlıklar var iken bu defa gerekli yerlerde biraz daha açık ifadelere yer verilmiş, Covid-19 pandemisi sonrası iş yapış şekillerine göre güncellemeler yapılmış, başlıklar düzenlemiş, çoğaltılmış ve içerik sadeleştirilmesine gidilmiştir.
‘‘Yetkili Makamlarca,
- ÇVÖA’nın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümü,
- ÇVÖA’larda açıkça tanımlanmamış veya tam anlaşılamayan bir terimin açıklığa kavuşturulması, amacıyla KAU süreci başlatılabilecektir.’’ denilmiştir.
‘‘Karşılıklı anlaşmaya varmak için duruma göre yazılı ve sözlü görüşmeler yapılmaktadır.’’ cümlesinde yüz yüze ve çevrim içi görüşmeler ifadesi eklenmiştir.
Türkiye’de KAU başvuruları, ‘‘Gelir İdaresi Başkanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Müdürlüğü Devlet Mahallesi Merasim Caddesi No:9/1 06450 Çankaya/ANKARA’’ adresine yapılacaktır denilmektedir.
KAU’ya ilişkin madde kapsamında mükelleflerin ÇVÖA’ya aykırı olarak vergilendirildiklerini iddia ettikleri durumlar genel olarak (bunlarla sınırlı olmamakla birlikte) aşağıda belirtilmiştir:
- ÇVÖA’nın “Ticari Kazançlar” maddesi kapsamında, işyerine atfedilebilecek kazancın belirlenmesine ilişkin sorunlar,
- Gerçek veya tüzel kişilerin hangi devletin mukimi oldukları yönünde karşılaşılan sorunlar,
- Diğer akit devlette, ÇVÖA’nın “İşyeri” maddesi kapsamında bir işyeri oluşup oluşmamasına ilişkin konular,
- ÇVÖA’nın ”Bağımlı Teşebbüsler” maddesi kapsamında bağlı işletmeler arasındaki işlemlerde ortaya çıkan transfer fiyatlandırması ile ilgili konular,
- ÇVÖA’da yer alan “Faiz”, “Temettü” ve “Gayrimaddi Hak Bedellerine” ilişkin olarak kaynak devlette (gelirin elde edildiği devlet) yapılacak vergi tevkifatları ve bu ödemeleri yapanlar ile gelir lehdarları arasındaki özel ilişki nedeniyle ortaya çıkan ilave vergilerle ilgili konular,
- Diğer akit devlette ifa edilen hizmetlerden elde edilen gelirin, ”Ücret” maddesi kapsamında olup olmadığına ilişkin konular,
- ÇVÖA’ların “Menfaatlere Hak Kazanılması” maddesi uyarınca mükellefin ÇVÖA’dan yararlandırılmadığı durumlar.
‘‘Vergilendirmenin matrah veya vergi farkları itibarıyla bölünebildiği durumlarda sadece toplam farkın ÇVÖA kapsamındaki bölümüne isabet eden kısmı için başvuru yapılabilir.’’ ifadesi eklenmiştir.
Mükellefler birden fazla ÇVÖA’yı gerekçe göstererek taraf ülkelerde karşılaştığı, birbiriyle bağlantılı vergilendirme sorunları ile ilgili olarak KAU başvurusunda bulunabilirler ifadesi ile birden fazla vergilendirme dönemi için tek bir KAU başvurusu yapılması yeterli olacaktır ifadesi eklenmiştir.
Başvuruda istenen bilgi ve belgeler 2019’daki rehber ile aynı şekilde ifade edilmiştir. Transfer fiyatlandırması ile ilgili olaylarda aranan ek bilgiler açıklanmıştır.
KAU Başvurusu Dava Açmaya Engel midir? ve KAU Başvurusu Uzlaşma Talebine Engel midir? soruları eklenmiştir.
Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları konulu başlıkla ilgili herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
OECD’nin internet sitesinde yayınlanan Türkiye’nin KAU prosedürleri ülke sayfasını makale sonu kaynakçada bulabilirsiniz.
Ayrıca, OECD BEPS Eylem planı 14. Eylem Maddesi: Uyuşmazlık Çözüm Mekanizmalarının Daha Etkili Hale Getirilmesi (“2015 Eylem 14 Raporu”) hakkındaki raporda, ülkelerin ÇVÖA’lar kapsamında ilgili anlaşmazlıkları zamanında, etkili ve verimli bir şekilde çözmelerini sağlamak için asgari bir standart uygulama taahhüdünü içermektedir. Bu raporu makale sonu kaynakçada bulabilirsiniz.
BEPS Eylem planı 14. Eylem Maddesi Asgari Standardı, bir yargı alanının bu alandaki yasal ve idari çerçevesini değerlendiren 21 adet unsur ve 12 adet en iyi uygulamadan oluşmaktadır. Bu asgari standardın benimsenmesiyle birlikte, BEPS Kapsayıcı Çerçeve üyeleri şu konularda anlaşmaya varmışlardır:
- bu standardın uygulanmasını değerlendirmek için bir akran değerlendirme (‘‘peer review’’) süreci ve,
- MAP istatistiklerini yeni geliştirilen bir raporlama çerçevesi (“MAP İstatistik Raporlama Çerçevesi”) altında raporlamak.
Gelir İdaresi Başkanlığı, bu konudaki tecrübe ve uygulamalarını artırmak, yaygınlaştırmak amacındadır. Türkiye’nin taraf olduğu ÇVÖA sayısı çok olmasına rağmen, ülke olarak bu tarihe kadar KAU’lar ve de genel olarak ÇVÖA’ların yorumlanması veya uygulanması konusunda diğer ülke ile birlikte fikir birliğine varılması gereken özellikli konularda çok sınırlı deneyime sahibiz.
Türkiye’nin genel tecrübesi ikametgah belgelerinin düzenlenmesi ve doldurulması gereken ilgili formlar ile sınırlı olup, şu ana kadar Avusturya, Azerbaycan, Yunanistan, Suudi Arabistan, Almanya ve İsviçre ile anlaşmalar sağlanmıştır.
Türkiye’nin, örneğin Avrupa Birliği üye ülkeleri gibi, herhangi bir vergi anlaşmazlığında ilgili anlaşmazlığın çözümü için taraf olduğu bir Tahkim Sözleşmesi bulunmamakta olması da, KAU’ları maalesef pratikte bir uyuşmazlık çözümü olmaktan çıkarmaktadır. Türkiye tarafında ya da Türkiye’nin taraf olduğu bir vaka için başvurulan KAU’lar eğer 3 yıl boyunca diğer ülke ile görüşmeler yoluyla çözülememekte ise, bir Tahkim Sözleşmesi olmadığı için maalesef askıda kalmakta ve uyuşmazlıkla sonuçlanmaktadır.
KAU başvuruları kapsamında uyuşmazlığın çözümlenmesi için geçen süre her bir vakanın niteliğine bağlı olarak değişmekle birlikte, Gelir İdaresi Başkanlığı bu sürenin iki yılı geçmemesi için çaba sarf etmektir.
Geçmişte çok uygulama alanı bulmamış olan ancak vergi uyuşmazlığını ve çifte vergilendirmeyi önlemede ve yerel yollarla çözülemeyen vakaları çözmede çok güçlü bir uluslararası mekanizma olan bu kapsamda çıkan yeni rehberi önemli bir gelişme olarak değerlendirmekteyiz ve tüm mükelleflere hatırlatma yapma gereği gördük.
Kaynakça:
TR Rehber:
https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/CifteVergilendirme/KAU_Kilavuzu2024.pdf
EN Rehber:
https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/CifteVergilendirme/MAP_Guidelines2024.pdf
Dispute Resolution Profile:
OECD Report: